top of page

Yapay Zeka Kullanılarak Geliştirilen Arttırılmış Gerçeklik Kültürel Miras Projeleri için Dağıtık Sistem

  • Yazarın fotoğrafı: Derya Mengilli
    Derya Mengilli
  • 7 May
  • 6 dakikada okunur


Özet


Bu makale, yapay zekâ (YZ) araçları kullanılarak artırılmış gerçeklik (AR) tabanlı kültürel miras projelerinde etkileşimli medya bileşenlerinin geliştirilmesine yönelik kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır. Sistem, yüksek kaliteli multimedya içeriklerinin üretim sürecini kolaylaştırarak kültürel miras öğreniminin erişilebilirliğini, etkileşim düzeyini ve eğitsel etkililiğini artırmayı amaçlamaktadır. Önerilen çözüm, birbiriyle bağlantılı üç alt sistemden oluşmaktadır: (S1) görev tanımlama ve proje koordinasyonu, (S2) YZ destekli içerik üretimi (GAN’lar, OCR, 3B modelleme ve doğal dil işleme kullanılarak) ve (S3) tarihsel ve kültürel doğrulama. Bu alt sistemler, uzaktan iş birliğini kolaylaştıran ve şeffaflık, kültürel duyarlılık ile tarihsel doğruluğa bağlılığı güvence altına alan dağıtık bir bilgi tabanı (DKB) aracılığıyla bütünleştirilmektedir.


Araştırma, YZ’nin kültürel ve eğitsel değeri koruyarak AR projelerinin geliştirme maliyetlerini ve sürelerini önemli ölçüde azaltabileceğini ortaya koymaktadır. Etkileşimli unsurların geliştirilmesine yönelik yöntemler arasında sanal karakterler, restore edilmiş 3B modeller, yerelleştirilmiş çevreler ve farklı hedef kitlelere uyarlanabilir içerikler yer almaktadır. Üretilen içeriklerin değerlendirilmesi; SWOT ve ABC-XYZ analizleri, yinelemeli uzman geri bildirimleri ile makine öğrenmesi temelli sınıflandırma ve kümeleme yöntemlerini içeren çok yöntemli titiz bir doğrulama sürecine dayanmaktadır. Bu değerlendirmeler, YZ kaynaklı tarihsel yanlışlıklar, kültürel açıdan duyarsız temsiller ve makine temelli anlatımın doğasında bulunan etik ikilemler gibi temel sorunları ele almaktadır.


Önerilen sistemin pratik uygulamasına ilişkin çalışma, Ukrayna’nın kültürel mirası bağlamında mitolojinin yaygınlaştırılmasına yönelik bir projeye odaklanmaktadır. Bu durum, sistemin içerik kalitesini, kullanıcı etkileşimini ve disiplinlerarası iş birliğini geliştirmedeki etkililiğini doğrulamaktadır. Notion Space ortamında geliştirilen işlevsel bir DKB prototipi, yaklaşımın uygulanabilirliğini ayrıca göstermektedir. Uzman ve kullanıcı testlerinden elde edilen sonuçlar, üretilen materyallerin hem özgünlüğü hem de eğitsel etkisi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme olduğunu ortaya koymaktadır.


Anahtar Kelimeler: dağıtık bilgi tabanı; artırılmış gerçeklik; yapay zekâ; etkileşimli medya; kültürel miras araştırmaları; sanal etkileşimli karakterler.


  1. Giriş


Kültürel mirasın incelenmesinde AR teknolojilerinin kullanımı çeşitli avantajlar sunmaktadır. Etkileşimli multimedya araçları, öğrencilerin motivasyonunu ve ilgisini artırmakta, daha derin bir anlayışı desteklemekte ve böylece eğitim sürecinin etkililiğini geliştirmektedir. Üç boyutlu modellerin, animasyonların ve etkileşimli unsurların entegrasyonu, öğrenme sürecini daha ilgi çekici, etkileşimli ve modern eğitim beklentileriyle uyumlu hâle getirmektedir.


(R1-1) Teknolojik katkısının ötesinde bu araştırma, yapay zekâ tabanlı artırılmış gerçeklik araçları aracılığıyla kapsayıcı ve erişilebilir öğrenmeyi teşvik ederek temel eğitsel önceliklere de yanıt vermektedir. Önerilen sistem, farklı yeteneklere ve öğrenme stillerine sahip bireyleri desteklemekte, dijital okuryazarlığı geliştirmekte ve kültürel miras eğitimini çağdaş pedagojik uygulamalarla ilişkilendirmektedir. Bu doğrultuda sistem, öğrencilerin ve genel toplumun kültürle etkileşimli ve anlamlı biçimde ilişki kurmasına olanak sağlayarak eğitimde yenilikçilik ve yurttaş katılımı hedeflerine katkıda bulunmaktadır. Toplumsal düzeyde yaklaşım, kültürel farkındalık ve diyaloğu desteklemekte; politika düzeyinde ise dijital eğitim ve kültürel koruma alanındaki ulusal ve Avrupa stratejileriyle uyum göstermektedir.


Problem Durumu


AR araçlarının kullanımı, öğrencilerin politik sistemler, askerî savaşlar ve ekonomik süreçler gibi karmaşık tarihsel kavramları algılama ve anlama düzeylerini önemli ölçüde geliştirmekte; böylece gençlerin tarihsel olaylara yönelik ilgisini ve katılımını artırmaktadır. AR teknolojisi, öğrencilerin tarihsel dönemleri ve olayları gerçekçi görsel çevreler içerisinde etkileşimli biçimde keşfetmelerine olanak tanımakta; bu durum duygusal bağ ve “orada bulunma” hissi oluşturarak öğrenme deneyimlerini daha kalıcı ve anlamlı hâle getirmektedir. Ayrıca AR teknolojisi, tarih eğitiminde erişilebilirlik ve kapsayıcılığı önemli ölçüde geliştirmekte; engelli bireyler de dâhil olmak üzere farklı öğrenen gruplarının eğitim materyallerine tam katılımını mümkün kılmaktadır. Bu durum yalnızca tarihsel bilgilere erişimi ve tarihî alanların ya da sergilerin ziyaret edilmesini kolaylaştırmamakta, aynı zamanda engelli bireylerin bilgiyi en kapsamlı ve konforlu ortamda edinmelerine de olanak sağlamaktadır. Önerilen sistem ayrıca kültürel miras alanlarının incelenmesi ve yaygınlaştırılmasına önemli katkılar sunmakta; hem eğitsel çıktıları hem de kamusal etkileşimi geliştirmektedir.


Bu avantajlara rağmen yüksek üretim maliyetleri ve disiplinlerarası uzmanlık gereksinimi gibi önemli sorunlar devam etmektedir. Artırılmış gerçeklik projelerinde kullanılacak materyallerin geliştirilme süreci oldukça maliyetli olup ciddi finansal yatırımlar ile farklı alanlardan yüksek nitelikli uzmanların (3B modelleme, animasyon, fotoğrafçılık, tarih uzmanlığı, senaryo yazımı ve proje yönetimi) katılımını gerektirmektedir.


Yukarıda belirtilen zorluklara rağmen, eşit koşullar altında AR teknolojisinin tarih eğitimi bağlamında VR’ye kıyasla daha basit uygulama yapısı sayesinde daha düşük maliyetli projeler sunabildiği, aynı zamanda daha bilgilendirici ve dolayısıyla daha etkili olduğu da belirtilmelidir. Bununla birlikte üretken yapay zekâ araçları, AR tabanlı tarihsel ve kültürel miras projeleri için etkileşimli unsurların oluşturulması sürecini kolaylaştırma ve geliştirmede kritik bir rol oynamakta; üretim süresini önemli ölçüde azaltırken içerik kalitesini artırmaktadır. Modern üretken yapay zekâ araçlarının hızlı gelişimi, hem bazı unsurların tamamen oluşturulmasını (illüstrasyonlar, 3B modeller, animasyonlar, sanal karakterler, ses eşlikleri) hem de bunların belirli parçalarının üretilmesini (moodboard’lar ve referans görseller, karakter eskizleri, pozlar, hareket aşamaları ve animasyon parçaları, animasyon efektleri, metin tabanlı seslendirme materyalleri) mümkün kılmaktadır. Bu yaklaşım, etkileşimli AR içeriklerinin geliştirilmesini önemli ölçüde kolaylaştırmakta; daha fazla çeşitlilik ve görsel çekicilik sağlayarak genel kullanıcı deneyimini geliştirmektedir. Kültürel mirasa ilişkin etkileşimli nesnelerin oluşturulmasında YZ kullanımının bir diğer önemli işlevi, mevcut parçaların yeniden yapılandırılması, korunmuş nesnelere ilişkin birikmiş bilgilerin fiziksel kopyalarla birleştirilmesi ve en önemlisi kültürel miras nesnelerinin dijitalleştirilmesidir. Örneğin YZ araçları kullanılarak nesnelerin kaybolmuş bölümleri görselleştirilebilmekte veya tarihsel durumları yeniden oluşturulabilmektedir. Böylece önerilen sistemin kullanımı sonucunda yalnızca eğitim sürecinin erişilebilirlik, etkileşim ve bilgi edinme yolları açısından etkililiğini artıran değil, aynı zamanda korunmuş kültürel miras nesnelerine dayanarak bu nesnelerin artırılmış gerçeklik etkileşimli unsurları biçiminde yeni formlarının oluşturulmasına olanak sağlayan bir ürün elde edilebilmektedir. Sistem, kültürel mirasın yalnızca incelenmesini değil aynı zamanda dijital biçimde korunmasını da mümkün kılmakta; böylece bu mirasın korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunmaktadır.


Üretken yapay zekâ araçlarının kullanımıyla AR projelerinde multimedya materyali üretiminin görece kolaylaşmasından kaynaklanan önemli sorunlardan biri de tarih ve kültürel değerlerin manipülasyonu potansiyelidir. Üretken yapay zekâ, geçmişe ilişkin yanlış veya çarpıtılmış temsiller üretebilmekte; bu durum tarih ve kültürün yanlış anlaşılmasına yol açabilmektedir. Tarihsel gerçeklere ve kültürel eserlere dayalı içerik üretiminde doğruluk ve tarihsel kaynaklara saygı büyük önem taşımaktadır. Bu yaklaşım, tarihsel gerçekliğin çarpıtılmasını önlemeye yardımcı olmaktadır. Bu riskin farkında olunması ve önleyici tedbirlerin geliştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca kültürel duyarlılık ve çeşitliliğe saygı da dikkate alınmalıdır. İçeriğin doğruluğunu ve farklı kültürlere saygıyı sağlamak amacıyla tarih, kültür ve etik alanındaki uzmanlarla iş birliği yapılması önemlidir. Önerilen sistemin etkililiğini azaltabilecek unsurları ortadan kaldırmak amacıyla özel bir alt sistem geliştirilmiştir. Bu alt sistem, içerik üreten mühendisler ve etkileşimli medya geliştiricileri ile tarih ve kültürel miras uzmanlarını doğrudan ilişkilendirerek içerik doğruluğunu, bütünlüğünü, güvenilirliğini ve kültürel değerini değerlendirmektedir. Modern toplumun gerçeklikleri ile dijital bilgi paylaşımı ve depolama yöntemleri dikkate alındığında, bu etkileşimin dağıtık bir bilgi tabanı aracılığıyla yapılandırılması uygun görülmektedir. Bu yaklaşım, bilgi paylaşımını, multimedya veri yönetimini ve tarihsel-kültürel uzman analizini kolaylaştırmaktadır.


Güncel Çalışmalar ve Yayınların Analizi


Son araştırmalar, YZ tarafından üretilen AR materyallerinin kültürel özgünlüğü ve pedagojik değerinin değerlendirilmesinin önemini vurgulamış; ancak kapsamlı bir değerlendirme çerçevesinin hâlen yeterince araştırılmadığını ortaya koymuştur.

Kültürel miras alanında AR kullanımı giderek yaygınlaşmakta; tarihsel eserlerin korunmasına ve tanıtılmasına katkı sağlamaktadır. Özellikle AR, kaybolmuş veya zarar görmüş miras alanlarının sanal rekonstrüksiyonlarının oluşturulmasına olanak tanımakta ve kullanıcılara kültürel tarihle etkileşim kurabilecekleri sürükleyici deneyimler sunmaktadır. Ancak bu tür projeler çoğunlukla emek yoğun ve maliyetli olduğundan geniş ölçekli uygulamaları sınırlamaktadır.


Son yıllarda araştırmacılar, kültürel miras eğitiminin desteklenmesi amacıyla YZ ve AR teknolojilerinin kesişim alanına giderek daha fazla yönelmektedir. Çok sayıda çalışma, özellikle GAN’lar ve doğal dil araçları gibi üretken modellerin etkileşimi artırabildiğini, üretim maliyetlerini düşürebildiğini ve yeni anlatım biçimlerini mümkün kıldığını göstermektedir. Bununla birlikte teknik ilerlemelere rağmen temel metodolojik boşluklar hâlen giderilememiştir. Bu sistemlerde YZ entegrasyonu, özellikle görsel ve 3B içerik üretiminde temel süreçlerin otomatikleştirilmesine yardımcı olmaktadır. Bununla birlikte mevcut yaklaşımların çoğu, tarihsel doğruluk ve kültürel uygunluk konularına yeterince odaklanmadan yalnızca görsel içerik üretimine yönelmektedir. Bu durum tarihsel gerçeklerin çarpıtılmasına ve projelerin eğitsel değerinin azalmasına yol açabilmektedir.


Güncel yaklaşımların büyük bölümü, teknik açıdan etkileyici sonuçlar ortaya koyan görsel veya etkileşimli AR bileşenlerinin geliştirilmesine odaklanmakta; ancak üretilen içeriklerin tarihsel doğruluğunu veya kültürel uygunluğunu eleştirel biçimde inceleyen çalışmalar sınırlı kalmaktadır. Pek çok durumda içerik, sistematik uzman doğrulaması veya pedagojik değerlendirme olmaksızın üretilmekte; bu durum olgusal çarpıtma, aşırı basitleştirme veya kültürel duyarsızlık gibi sorunlara ilişkin kaygıları artırmaktadır.


YZ tarafından üretilen içeriklerin ve AR teknolojilerinin eğitim bağlamında kullanımına ilişkin önemli ilerlemelere rağmen, özellikle kültürel miras alanında bu entegrasyonun doğruluğunu, kültürel özgünlüğünü ve eğitsel etkisini değerlendiren sistematik çerçevelere yeterince dikkat edilmemiştir. Etik değerlendirmeler giderek daha fazla önem kazanmaya başlamakta; özellikle YZ üretimli temsillerin tarihsel anlatıları basitleştirme veya stereotipleri yeniden üretme riski taşıdığı bağlamlarda öne çıkmaktadır. Buna rağmen, YZ destekli AR deneyimlerinin eğitsel değeri, özgünlüğü ve kapsayıcılığını değerlendirmeye yönelik yaygın biçimde kabul edilmiş bir çerçeve henüz bulunmamaktadır. Aynı zamanda mevcut yaklaşımlarda belirgin bir parçalanmışlık gözlenmektedir: bazı çalışmalar sürükleyici AR arayüzlerini, bazıları içerik üretimini, incelemekte; ancak içerik oluşturma, uzman doğrulaması ve eğitsel uygulamayı bütüncül biçimde bir araya getiren sistemler oldukça sınırlı kalmaktadır.


Bu nedenle, YZ destekli içerik üretimini tarihsel ve kültürel özgünlük doğrulama mekanizmalarıyla birleştiren bütünleşik bir sisteme ihtiyaç duyulmaktadır. Proje koordinasyonu, YZ tabanlı içerik üretimi ve tarihsel-kültürel doğrulama alt sistemlerini içeren önerilen sistem, kültürel miras alanındaki AR projelerinin kalite ve güvenilirliğini artırmayı amaçlayan yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır. Bu gözlemler, teknik yeniliği alan uzmanlığıyla birleştiren disiplinlerarası çözümlere yönelik artan gereksinimi ortaya koymaktadır. Bu çalışmada önerilen sistem, söz konusu boşluğu doğrudan hedeflemektedir: yalnızca YZ destekli içerik üretimini kolaylaştırmakla kalmayan, aynı zamanda tarihsel ve kültürel uzmanlığa dayalı yapılandırılmış doğrulama mekanizmalarını da içeren dağıtık bir çerçeve sunmaktadır. Bu yaklaşım, teknolojik potansiyelin eğitsel ve etik sorumluluklarla uyumlu hâle getirilmesini amaçlamakta; literatürde henüz gelişmekte olan ancak kültürel miras projelerinde YZ’nin sürdürülebilir kullanımı açısından gerekli görünen bir yönelim ortaya koymaktadır.


Araştırmanın Amacı


(R1-4) Bu çalışmanın temel amacı, YZ destekli içerik üretimi, uzman temelli tarihsel ve kültürel doğrulama ile eğitsel değerlendirmeyi birleşik bir metodolojik iş akışı içerisinde bir araya getiren yapılandırılmış dağıtık bir artırılmış gerçeklik kültürel miras çerçevesi geliştirmek ve doğrulamaktır. Önerilen sistem, YZ tarafından üretilen AR materyallerinin özgünlüğünü, kalitesini ve öğrenme değerini artırmayı; böylece teknolojik yeniliğin eğitsel ve kültürel hedeflerle uyumlu olmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Çerçeve, Ukrayna mitolojik mirasına odaklanan uygulamalı bir örnek üzerinden test edilmekte; (R1-2) disiplinlerarası iş akışları açısından uygulanabilirliğini ve kapsayıcı öğrenme, dijital okuryazarlık ile kültürel sürdürülebilirliği destekleme potansiyelini ortaya koymaktadır.





Kaynaklar


Distributed System for Ar Cultural Heritage Projects Development Using AI


Visual image of the Lisovyk (Forester) – Slavik mythology character created with

the GAN Midjourney on the basis of available historical narratives


Dr., PhD, Associate Professor Oleksiy Yevsyeyev

Dr., Professor, Department Chair Oleksandr Pushkar

Dr., Professor Liudmyla Potrashkova


Yorumlar


bottom of page